Ne oldu?
NASA ve ABD Enerji Bakanlığı (DOE), uzayda nükleer güç ve itki sistemleri geliştirmek için kapsamlı bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, nükleer yakıt üretiminden ileri araştırmaya, fırlatma entegrasyonundan operasyonel güvenliğe kadar uzanan uçtan uca bir çerçeve kuruyor.
Anlaşmayı NASA Yöneticisi Jared Isaacman ile ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Washington'da düzenlenen Science: A Golden Age Summit'te imzaladı. Isaacman, "Nükleer NASA dönemine giriyoruz" diyerek nükleer gücün daha uzağa gitmeyi ve daha uzun süre çalışmayı mümkün kılacağını söyledi. Anlaşma 1 Kasım Pazar günü yürürlüğe girecek.
Hangi görevler planlanıyor?
- 2028 Space Reactor-1 Freedom: Mars'a doğru bir yörüngede derin uzayda fisyon gücünü test edecek.
- 2030 Lunar Reactor-1: Ay yüzeyinde tam karanlık dönemlerde üsleri ayakta tutacak yüzey güç sistemi.
- 2028 Dragonfly: Satürn'ün uydusu Titan'da yaşanabilirliği inceleyecek döner kanatlı araç, bir radyoizotop jeneratörü ve 24 ısıtıcı ünite kullanacak.
- Rosalind Franklin rover: Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars aracındaki hassas cihazlar, benzer radyoizotop ısıtıcı ünitelerle korunacak.
Neden nükleer?
Nükleer elektrikli itki, kimyasal roketlere göre daha yüksek verim ve sürekli itiş sağlıyor; bu da uzay araçlarını çok daha yüksek hızlara çıkarabiliyor. Hızlanan geçiş süreleri derin uzay yolculuklarını kısaltıyor ve mürettebatın maruz kaldığı kozmik radyasyon miktarını doğrudan azaltıyor. Bu da uzun vadeli astronot sağlığı ve mürettebatlı Mars görevlerinin güvenliği açısından kritik.
Küresel yarış
Uzayda nükleer teknolojiye ilgi hızla artıyor. Çin, yüksek itişli derin uzay yolculuğu için kompakt megavat sınıfı fisyon reaktörleri geliştiriyor ve Rusya ile birlikte Ay yüzeyinde otomatik bir nükleer güç santrali kurmayı planlıyor. Rusya ise ağır yükleri taşımak ve yörünge enkazını temizlemek için tasarlanan "Zeus" nükleer uzay römorkörü üzerinde çalışmayı sürdürüyor.



